
Kahve Molası
Ünlü sözler, anlamlı mesajları, şiir, önemli gün ve haftalar, kitap alıntıları...

Günaydın...
Bazen seni anlayan tek şey kahvedir...

Scott Pemberton şöyle der:
Aşk kelebek gibidir,
güzel ve narindir...
Onu gerçekten önemsiyorsan,
onu mutlu etmek için
elinden geleni yapacaksın,
bu gitmesine izin vermek
anlamına gelse bile.

Günaydın...
Bizler
iyiliğe hayranlık duyuyoruz
ama
kötülüğün meyvelerini
seviyoruz.

Günün sözü
Açık sözlü olmak iyidir iyi.
En kötü ihtimalle sonradan kaybedeceklerini, en başta kaybedersin... ✔️💯

Günün sözü
Nazik bir kalp, çevresindeki her şeyi gülümsemeye dönüştüren bir
mutluluk çeşmesidir.

Günaydın...
Bugün seni inciten şey, yarın seni daha güçlü kılar..

Eski İşe Yaramayan Ne Varsa Atın.
Yazmayan kalemleri, sayfası bitmiş defterleri, kulpu kırık fincanları, ‘Zayıflayınca giyerim’ kotunu, son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri.
Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o sandalyeyi, dibi kararmış tencereyi.
Taşındığınız hangi evden kaldığı, hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları, sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı, çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini (kaset mi kaldı bu zamanda)
Atın.
Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
Şimdi ihtimalleri atın.
‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte, takılıp kaldığınız o günü, düşünüp durduğunuz o lafı.
Atın.
Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü, alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’
Atın.
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini, kestiğiniz eski gazete küpürünü, içinizi kemiren o ukteyi
Atın.
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün, soğuk yemeğin hiç tadı olmaz, dışarıdan bir döner söyleyin daha iyi.
Buzdolabının üzerindeki diyet listesini (faturaların altında duruyor), depodaki koşu bandını.
Atın.
Cevabı olmayan soruları, kaçırdığınız fırsatları, atıldığınız işleri, beceremediğiniz ilişkileri, kişisel gelişim kitaplarını
Atın.
Arkanızdan konuşanları, önünüzü kapayanları, alamadığınız terfiyi, oturamadığınız evi,
‘Şimdiki aklım olsa’ları, aldığınız en kötü karneyi, hatta en iyi karneyi, çalışmayan saatleri, işe yaramayan fikirleri.
Kaçan trenleri, zamansız yaşlandıran dertleri, ‘O gün’ olanları, halının altına süpürdüklerinizi dolabın dibine iteklediklerinizi.
Atın.
Bahar temizliği yapın...
Bakın, ne güzel güneş çıktı.
Yaşamın keyfine bakın...
Alıntıdır.

Audrey Hepburn şöyle der:
Nazik Birinin hayatının neresinde olduğumu çözemediğim zaman hiçbir yerinde olmamayı tercih ederim. Çünkü belirsizlik, değersizliktir.

Günün sözü
Kasım ayı, yapraklar sararıp dökülmüş,
yağmurlar etkisini arttırmış.
Eline kahvesini alıp yağmuru izleyen de var, koşup çamaşırlarını toplamaya giden de.

Stephen Hawking şöyle der:
Zeka, değişime uyum sağlama
yeteneğidir.

Günaydın
Sevgi başkadır, aşk başkadır, muhabbet daha başkadır.

Günün sözü
Hayat aynen devam ediyor, özlem var, hasret var, ona söylenecek çok söz var, ama hayat ne ki sonuçta.. boş ver bunları.. Ben kuşları, böcekleri, ağaçları, bir de onları kucaklayan rüzgarı seveceğim. Rüzgarsız kuytu köşelerde şarkılar söyleyip şarkılar dinleyeceğim.. Hayat ne ki sonuçta.. Bugün varsan, yarın yoksun…

Günaydın
Kahve en iyi öğretmendir.
Öğrettiği en önemli şey ise bekleyen her şey soğur, acır ve bayatlar.

Günaydın
Ölüler yaşayanlardan daha çok çiçek alır,
çünkü pişmanlık minnetten daha güçlüdür.

Günün sözü
İnsanlar sizi sadece size ihtiyaçları olduğu zaman hatırlarsa, kendinizi kötü hissetmeyin. Karanlık çökünce akıllarına gelen bir mum gibi olmanın ayrıcalığını hissedin..
